Çözüm Patent İstanbul > GENEL OLARAK SINAİ HAKLAR

GENEL OLARAK SINAİ HAKLAR

– TANIMI, AMACI, KAPSAMI


Sınai Mülkiyet” kavramı genel tanımı ile sanayide ve tarımdaki buluşların, yeniliklerin, yeni tasarımların ve özgün çalışmaların ilk uygulayıcıları adına veya ticaret alanında üretilen ve satılan malların üzerlerindeki üreticisinin veya satıcısının ayırt edilmesini sağlayacak işaretlerin sahipleri adına kayıt edilmesini ve böylece ilk uygulayıcıların ürünü üretme ve satma hakkına belirli bir süre sahip olmalarını sağlayan gayri maddi bir hakkın tanımıdır. Sınai Mülkiyet hakları patentler ve faydalı modeller, markalar, endüstriyel tasarımlar, coğrafi işaretler ve entegre devrelerin topografyaları kapsamaktadır.
Sınai mülkiyet hakları gayri maddi haklardır.

– TARİHSEL GELİŞİMİ


Tarihsel sürece baktığımızda, ülkelerin sınai mülkiyet haklarını korumak için üretime dayalı sınai mülkiyet hakları (imtiyazlar) ve ürüne dayalı sınai mülkiyet hakları (patent) olmak üzere iki farklı sistem kullandıklarını görürüz. İmtiyazlı üretime dayalı sınai mülkiyet ile sanayileşmelerini tamamlayan ülkeler zamanla üretime dayalı sınai mülkiyete yani patent sistemine geçiş yapmışlardır.
İlk patentin Venedik’te mi, Floransa’da mı yoksa İngiltere’de mi verildiği konusunda kesin bir görüş birliği bulunmamakla birlikte;
Kimine göre, Floransa Cumhuriyeti’nde 1421 yılında ünlü mimar ve mucit Filippo Brunelleschi’ye, ünlü mimari eseri “Duomo of Florence’e Carraran” mermeri taşımak için tasarladığı gemisi için verilen belge ilk gerçek patenttir. Kimine göre ise Kral 6. Henry tarafından 1449 yılında John Utyman’a Venediklilerin kullandığı ama İngiltere’de daha önce bilinmeyen bir cam yapım süreci için 20 yıllık koruma sağlayan belgedir.
Kısacası ilk patenti belli bir ülkeye mal etmek olanaklı değildir. Fakat herkesin üzerinde görüş birliğine vardığı ilk patent yasası, Venedik Cumhuriyeti’nin 19 Mart 1474’te kabul ettiği patent yasasıdır.
Günümüzde modern patent yasalarının temelini oluşturan Tekeller Yasası, çok uzun yıllar boyunca herhangi bir değişiklik görmeden yürürlükte kalmıştır.
1790 yılında ABD’de patent yasası yürürlüğe girer. Hemen ardından Fransa’da 1791 yılında patent kanunu yasalaşır.
Teknolojik gelişmeler baş döndüren bir hız kazanırken, dünyanın diğer ülkelerinde birer birer patent yasaları çıkmaya başlar. 1815’te Rusya, 1864’te İtalya, 1877’de Almanya ve 1885’te Japonya’da, kendine özgü yanlarıyla patent yasaları yürürlüğe girer.
Dünyada tekel hakları ve patent yasaları birbiri ardına çıkarken Osmanlı İmparatorluğu ’da bundan uzak durmamış ve sınai mülkiyet hakları alanında ilk düzenleme yapan ülkelerden biri olmuştur.
Ülkemizde sınaî mülkiyet alanındaki Avrupa ile benzer hukuki düzenlemeler, 1870’li yıllara kadar uzanmaktadır. 1871 tarihli “Eşya-i Ticariyeye Mahsus Alamet-i Farikalara Dair Nizamname” ve 1879 tarihli “İhtira Beratı Kanunu” marka ve patent konularında ülkemizdeki yasal korumanın temelini teşkil etmektedir. Bu düzenlemeler ile Türkiye, sınaî mülkiyet haklarında koruma sağlayan ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaktadır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında da sınaî mülkiyet haklarının korunmasına önem verilmiş ve “Sınaî Mülkiyetin Korunması için Uluslararası Bir Birlik Oluşturulması Hakkındaki Paris Sözleşmesi’ne 1925 yılında katılım sağlanmıştır.
1965 yılında 551 sayılı “Marka Kanunu”nun yürürlüğe girmesi ve 1976 yılında “Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) Kuruluş Anlaşması”na katılım, Türkiye’de sınaî mülkiyet hakları koruması alanındaki önemli adımlar arasında yer almıştır.
24 Haziran 1994 tarihinde, 544 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığına bağlı, idari ve mali özerkliğe sahip Türk Patent Enstitüsü’nün (TPE) kurulması, sınaî mülkiyet hakları alanında bir dönüm noktası olmuştur. 544 Sayılı KHK’nın günümüz koşullarına uyumlu hale getirilmesi ve kanunlaştırılması amacıyla 19 Kasım 2003 tarihinde “5000 Sayılı Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun” yürürlüğe girmiştir. 22 Aralık 2016 tarih ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile Kurumun adı, “Türk Patent ve Marka Kurumu”, kısa adı ise “TÜRKPATENT” olarak değiştirilmiştir.
Türkiye’nin gümrük birliği hazırlık sürecinde, “Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Kuruluş Anlaşması” ve eki “Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Antlaşmasından” (TRIPS) ve Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği’nden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi amacıyla, 1995 yılında TÜRKPATENT öncülüğünde patent, marka, endüstriyel tasarım ve coğrafi işaretler alanlarında reform niteliğinde kanun hükmünde kararnameler yürürlüğe konmuştur. 22.04.2004 Tarihli ve 5147 Sayılı Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesi ile Sınai Mülkiyet Hakları alanındaki yasal mevzuat tamamlanmıştır.
Ancak, sınai mülkiyet hakkının temel haklardan sayılması ve Anayasamıza göre temel hakların Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenemeyeceği ilkesinden hareketle, cezalara ilişkin hükümler başta olmak Kanun Hükmünde Kararname maddelerinde sınai mülkiyet sistemini etkileyecek önemli iptaller yaşanmıştır. Yaşanan iptaller nedeniyle oluşan yasal boşluğu gidermek, daha etkin işleyen bir sınai mülkiyet sistemine geçmek, özellikle patent, faydalı model ve tasarımlarda niteliği artırmak amacıyla hazırlanan ve 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile marka, patent, tasarım ve coğrafi işaretler için ayrı ayrı düzenlenen Kanun Hükmünde Kararnameler tek çatı altında toplanmıştır.